Kadınlarla erkeklerin sosyal hayatta davranış ve tutumlarının farklı olduğunu tahmin ediyorsunuzdur, ama bu kadar farklı olduklarını biliyor musunuz?
Eşit olmak, her açıdan aynı olmak değildir. Ve iki şeyin farklı olması, her zaman birini diğerinden üstün yapmaz. Kadınlar ve erkekler de, davranış, tutum ve iletişim yöntemleri gibi bir çok açıdan farklılık gösterdikleri halde, hiçbir şekilde birbirlerine üstün gelmiyorlar. Aksine, birbirlerini tamamlıyorlar ve birlikte tutarlı bir yapı oluşturuyorlar.
Genellemelere bizler de sizin kadar karşıyız. Ancak bu yazıda öğreneceklerinizin birer genelleme değil, farklı deneysel çalışmaların ve gözlemlerin neticesinde elde edilmiş su götürmez gerçekler olduklarını unutmayın. Kadın beyniyle erkek beyninin farklı çalışması ve aynı uyaranlara farklı tepkiler vermesi bu gerçeklerin ortaya çıkmasını sağladı.
Sohbet etme farklılıkları
Öncelikle, insan davranışlarının sebepleri tartışılırken, "mağara döneminden gelen alışkanlıklar" pek çok davranışı açıklamaya yarıyor. Gerçekten de, mağara döneminde hayatta kalmayı kolaylaştırdığı için yapılan bazı davranışların, zamanla tüm toplumlarda alışkanlık haline geldiği düşünülüyor. Onbinlerce yıl yapılan davranışların alışkanlık haline gelmesi ve günümüzde farketmeden tekrarlamamız ise oldukça doğal olsa gerek.
Mağara dönemindeki alışkanlıklar ile açıklayabileceğimiz ilk "kadın-erkek
farkı" , sohbet etme biçimi olsa gerek. Mağara döneminde erkeklerin avlanmayla uğraşırken, sosyal etkileşimi sağlayan kadınların ise barınaklarla ilgilendiği artık kesin olarak biliniyor. Erkeklerin avlanmaya en azından ikişer kişi olarak gittiği de düşünülüyor. iki kişinin çalıların arkasına saklanıp, avları gözlemlediğini düşünün. bu durumdayken sohbet ettiklerini hayal edin. biri diğerine dönük olarak konuşurken, diğeri avları gözler, ve o konuşmak için döndüğünde de diğeri. Bu eylemin on binlerce yıl devamlı olarak yaşandığını düşünürsek, erkeklerin neden konuşurken karşılıklı değil yan yana oturduklarını ve biri diğerinin yüzüne dönüp konuşurken diğerinin başka tarafa baktığını anlayabiliriz. Kadınlar ise o dönemde barınaklarla ve sosyal etkileşimle sorumlu oldukları için, ağırlıklı olarak iletişim yönleri gelişmişti. bu sebeple birbirlerine dönük bir şekilde ve tamamen birbirlerine odaklanarak sohbet etmeyi öğrendiler.
Mağara dönemindeki bu farklılığın bir diğer sonucu da, kullanılan kelime sayısı oldu. Günümüzde kadınlargünde ortalama 7000 kelime kullanırken, erkeklerde bu sayı 2000 kadar. Aynı şekilde, kadınlar arası sohbetlerde, konuşanların ortak tanıdıkları olan veya olmayan bir çok kişinin adı geçerken, erkeklerin sohbetlerinde geçen isim sayısı kat kat daha aşağıda kalıyor.
Problem çözme farklılıkları
Kadınlar ve erkekler arasındaki farklılıkları her alanda görebiliriz. Ancak problem çözme konusunda gerçekten kadınlar ve erkekler arasında dağlar kadar fark var!
Kadınlar dertlerini anlatırken, karşıdakinden bekledikleri çoğunlukla çözümler sıralaması değil, dertlerini dinleyip ortak olmasıdır. Oysa erkekler bir problemlerini açıklıyorsa, bekledikleri şey çoğunlukla çözümler sunulmasıdır. Çiftler arasında yaşanan iletişim problemlerinden biri de bu farktır. Çözüm bekleyen erkek, derdinin sadece dinlenilip, umursanmadığını düşünürken, derdine ortak arayan kadın ise çözüm önerilerine boğularak, sorununun karşıdaki tarafından umursanmadığını veya sorun olarak görülmediğini düşünerek kırılır.
Erkekler ile kadınların problem çözerken izledikleri yol da oldukça farklıdır. Erkekler çoğunlukla "deneme-yanılma" metodunu kullanırken, kadınlar "emin olmadan bir şey yapmama" taraftarıdır. İlk metod ne kadar riskliyse, ikinci metod da o kadar zaman kaybettirir.
Bir kadınla bir erkeğe, bir adres verilip, bu adresi bulmaları söylendiğinde, şehirde bu adresi arayıp bulmaya çalışan kadınla erkeğin çok değişik yollara başvurduğu da bilinmektedir. Erkekler bu tür bir problemi çözerken sayısal verilere başvururken, kadınlar görsel detayları kullanır. Bir erkek, yoldaki başka bir erkeğe adresi sorduğunda alacağı cevap "150 metre ilerden sola dönün, 200-250 metre ileride sağ köşedeki dükkanın 5-10 metre yanında" olacakken, bir kadın, aynı adresi başka bir kadına sorduğunda alacağı cevap ise "dümdüz gidin, mavi büyük bir heykel var, orada bir sürü bankanın olduğu sokağa sapın, köşedeki marketin yanında" olacaktır. Erkek beyni sayısal verilerden, kadın beyni de görsel bilgilerden yararlanmaya daha yatkın olduğundan, muhtemelen kadın ile erkek aradıkları adrese aynı anda varacaktır. Ayrıca erkeklerin, problem çözerken her zaman sistematik davranamadıkları, bunun yanında sezgilerini daha iyi kullanabildikleri de bilinmektedir. Yani marketteki alt alta duran birkaç rafta bir ürünü arayan kadının gözleri, sistematik olarak tüm rafları sırayla gezerken, erkeğin gözleri raflarda rastgele gezip, ürünü bulma ihtimali az olan yerlere uğramayacaktır bile. Bu örnekte de kadınla erkek söz konusu ürünü yaklaşık aynı sürede bulacaktır.
Kadınlar ve erkekler arasındaki sosyal farklılıklar her geçen gün daha fazla keşfedilmekte(kadınların dedikoduya daha yatkın olması, erkeklerin iletişimde kadınlarıdan daha az kanal kullanması vs). Ancak burada bizlere düşen, bu farklılıkların bizi birbirimizden üstün yapmadığını asla unutmamak, vekarşı cinse asla önyargılarla yaklaşmamak.